Keman Çalmada Teknik Ve Yorum (Bütünleşmiş Çalış)

Çalgı eğitim/öğretimi ile ilgili görüş ve düşünceler...
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Semra Fayez
Mesajlar: 95
Kayıt: 05 Haz Pzr, 23:25
Konum: Ankara

Keman Çalmada Teknik Ve Yorum (Bütünleşmiş Çalış)

Mesaj gönderen Semra Fayez » 07 Kas Pzt, 21:19

Bilal bey için:) Küçük bi araştırma.

KEMAN ÇALMADA TEKNİK VE YORUM (BÜTÜNLEŞMİŞ ÇALIŞ)
Yorum, çalgı eğitiminin en önemli ereği ve vazgeçilmez temelidir. Teknik, sanatsal yorumun gerçekleşmesine hizmet eden bir araçtır. Eğer keman çalıcısı seslendirişini sağlam temeller üzerinde oturtmak istiyorsa, müziğin anlamını kavraması, yaratıcı kurgulamaya sahip olması, yapıta kişisel, duygusal ve sezgisel bir tavırla da yaklaşabilmesi gerekmektedir. İdeal ölçülerde bir seslendirmeye erişmek için, tekniğin yorum ile birleşmesi (bütünleşmesi) gerekir.
Menuhin çalma tekniğini geliştirmek için enstrümansız olarak bedenin hazırlanmasına yönelik birkaç aşamalık planın (kendi deyimiyle, teknik bir yaklaşımın) uygulanması gerektiğini savunmaktadır: Birinci aşama; kullanılan eklemlerin yumuşaklığının sağlanmasıdır. İkinci aşama; yumuşak hareketlerin koordinasyonu, germe ve sıkıştırma hareketleri ile elastikiyeti geliştirmektedir. Üçüncü ve son aşama ise kuvvet, sağlamlık ve serbestliğin geliştirilmesidir. Bu aşamaları mutlaka sırası ile gerçekleştirmek gerektiğini, örneğin, sağlamlığın, esneklikten önce gelmesinin mümkün olmadığını özellikle vurgulamakta ve bir kemancının bu üç aşamayı da düzgün şekilde uygulayacak şekilde eğitilmesi gerektiğini savunmaktadır. Genel egzersizlerin yanında, ayrıntıların da teknik gelişime son derece katkısının olduğunu, örneğin parmakların ve uzuvların her yöndeki baskısı konusunda alıştırmaların ve analizlerin önemli olduğunu, bu şekilde dikey yönde çekim kuvvetini karşılamanın, yatay yönde ise alışkanlık ve sürekliliği devam ettirmenin mümkün olduğunu, bunun için de yan tarafa sallanma veya bir metronomda olduğu gibi sarkaç hareketleri önermektedir. Ayrıca, yapılan bütün bu hareketlere bağlı olan algılamanın da geliştirilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Galmian’ a göre iyi bir yorum, üç etkeni içerir.
1- Fiziksel etken: (a) Parmakların, ellerin, kolların ve bunlara bağlı kasların anatomik yapısını tanımak. (b) Keman çalarken yapılan hareketleri ve bunları gerçekleştiren kas hareketlerinin fiziksel fonksiyonlarını bilmek.
2-Zihinsel etken: Kas hareketlerini hazırlama, yönlendirme ve kontrol yeteneği.
3-Estetik-duygusal etken: Müziğin anlamını kavramak, bunu uygulamak ve onun tinsel (ruhsal) söylemini dinleyene aktarmak.
Keman çalarken, iki ayrı değer kategorisi uğraş alanımız içindedir. Biri salt, değişmez değerler, diğeri de göreceli, değişebilir değerlerdir. Birinci gurup, koşulların değişmesinden etkilenmez. Diğeri ise, içinde bulunulan zaman dilimine, stil anlayışına, ortam değişikliğine, ya da seslendirenin beğenisine göre şekillenebilir.
Salt değerler şunlardır: (a) Gerekli teknik edinim. (b) Çalınan yapıtın etraflıca tanınması ki bunun için biçim(form) ve armonik açıdan da donanımlı olmak gerekir. Bu ön koşullar değişen zamanla sınırlı değildir. Doğal olarak, temiz ve ritmik çalma yetisi, ses renginin tüm yelpazesi ve yay şekilleri de hiç bir zaman demode olmayacaktır.
Görece değerlerin egemen olduğu durumlarda ise, yoruma bağlı seslendirmeler olur. Sözcüğün ifade ettiği gibi “yorumlama” , yapıtın tınlaması ile ilgili kişisel bir ele alıştır. Bu göreceli öğe, beğeni, tarz ve modaya göre değişebildiginden, yorumlamayı değişebilen bir değer olarak kabul edilebilir.
İçinde sanatsal değerler taşıyan her öğrencinin kendi düşüncesini oluşturması ve seçiminin sorumluluğunu üstlenmesi gerekir. Bunun için, öğrencinin müzikle ilgili etraflı bir fikir edinebilmesini sağlamak amacına yönelik, tekniğin bütün ayrıntıları ile donatılması gereklidir.
Teknik, kolların, parmakların, sol ve sağ elin gerekli çalma hareketlerini yapabilmeleri için zihnen yönlendirilmesi, vücudun da bunları uygulayabilme yetisidir. İdeal teknik, kemanı tanıma bağlamında bütün öğelerin en yüksek noktaya taşınmasıdır. Kısaca, çalgının bütün olanaklarına egemen olma ustalığıdır denilebilir. Bu durum, eksiksiz ve rafine (ince) bir tasarım gücünü de içermektedir. Çalgıcının yapıta ilişkin bir tasarımı varsa, bu tasarım ancak gerçek anlamda eksiksiz bir teknikle uygulamaya konulabilir. Böylesine yüksek beklentileri karşılayabilen bir tekniğe “mükemmel ifadelendirme tekniği” denilebilir.
Tekniğin dayandığı temel, aklın kaslarla olan doğru ilişkisidir. Bu gücün artırılması oranında, parmak becerileri, tekniğin netliği ve güvenirliğide artmış olur.
Whon’ a göre bir kemancının müziğini en iyi biçimde ifade edebilmesi için sağ kolunu, sol elini ve vibratoyu mükemmel biçimde kullanabilmesi gerekir. Keman eğitimcisinin hedeflerinden biri, öğrencisinin bu üç unsur arasındaki dengesizliğini belirleyip onu bu konuda uyarıp gelişim olanaklarını zorlamasını sağlamaktır.

Bir müzisyenin çalış biçimi, onun iç benliğinin dışa yansıyan aynası gibidir. İdeal bir çalış için, çalıcının iç ve dış yapısının birlikte ele alınması gereklidir. Dışta bir değişikliği zorlama; taklitçilik yeteneğinin gelişmesi ile sonuçlanır. İç ve dış yapı uyumunun bozulması çalıcının inandırıcılığının kaybolmasına ve dağılmasına neden olur Diğer yandan tinsel (ruhsal) gelişimi zorlamak da olanaksızdır. Kişi sadece yönlendirilebilir. Bu nedenle gelişim ve değişim bireyin kendine özgü temposu ile kendi içinde olmalıdır. Bu süreç içinde birçok engelle karşı karşıya gelinir. Bu engellerden bir tanesi diğerlerinden daha önemlidir. O da disipline edilmemiş duygulardır. Karmaşık duygular, her zaman berrak düşüncelerin önünde engeldirler. Aynı karmaşık duygular, bir çalıcının stilini ve saflığını da oldukça olumsuz yönde etkiler.

Öğrencilerinize, çalışırken; uçuşan dağınık duyguların ve abartılmış bir vibratonun, çalışma odalarına sızmasına asla izin vermemelerini öğütleyiniz. Çünkü bunların bir teki bile tekniğin bozulması için yeterli olacaktır. Ayrıca çalma işlevindeki duygusal aksaklıklar da kendini, istikrarsız bir tempo, gereksiz vibrato kullanımı, nefes almada zorluk ve kötü sesler ile ortaya koyar. Bu tedavisi kolay bir durum değildir. Duygusal gelişim, kişinin çevresi ve dünya ile olan ilişkilerini değerlendirmesi ile ilgili bir süreçtir. Bu noktada tüm müzisyenlerce bilinen ve kabul edilen bir gerçeği de vurgulamak gerekir: Duygunun olmadığı yerde, tüm enerji, teknik ve etki yetersiz kalır.
FAYEZ

bilal
Mesajlar: 15
Kayıt: 10 Tem Pzr, 17:23

Mesaj gönderen bilal » 17 Kas Prş, 13:31

Teşekkür ederim.

Kullanıcı avatarı
fiddlernaz
Mesajlar: 7
Kayıt: 08 Şub Çrş, 22:14
Konum: İSTANBUL

Mesaj gönderen fiddlernaz » 08 Şub Çrş, 22:20

bende teşekkür ederim...ellerinize sağlık...
keman çalmayı seviyorum:))

cano
Mesajlar: 6
Kayıt: 02 Ağu Prş, 2:02
Konum: DIYARBAKIR

Mesaj gönderen cano » 05 Ağu Pzr, 20:59

ellerinize sağlık, teşekkür ederim. Bir yerlerden başlamak lazım artık... :(

Kullanıcı avatarı
ekerburak
Mesajlar: 2
Kayıt: 19 May Cmt, 2:52
Konum: Istanbul

Mesaj gönderen ekerburak » 18 Eyl Sal, 22:42

Bu düşüncelere katılmakla beraber şunları da söylemek isterim..Yehudi menuhin'in bahsettiğiniz hareketlerini zaten kendisinin eğitim cdlerinde görebilirsiniz. Benim değinmek istediğim şey şu.. Zaten bir keman yorumcusu bir esere başlarken elinde büyük imkanları zaten vardır. Ama bazı bireysel yaptığı işler de ona önemli artılar olarak döner. Çok doğru ki ben vengerov'un master class cdlerinde görmüştüm, bir enstürmanı çalmak sadece çalışmakta ve beyinde bitmiyor..Vücudun esnek olması gerçekten çok önemli.. Vengerov'un her hafta düzenli fitness yaptığını ve eğer vücudum mutlu olmazsa hiç iyi keman çalamam dediğini hatırlıyorum bu cdlerden. Ama bir de şu var ki keman çalışmak gerçekten çok büyük bir sabır işi. İnsanlar sosyal hayatlarından bazen kendilerini soyutluyor ve günde altı saat çalıştıkları oluyor. Böyle insanlar kemanı sanki vücudunun bir uzuvu gibi kullanıyorlar. Bu da çok önemli. Kemanı sanki vücudunun herhangi bir organı gibi kullanmak. Tabi estetik içinde. Tabi bir de şu nokta var ki bunun da sonuna kadar arkasında durmak gerekiyor. Fazıl Say'ın kitabını kesinlikle öneririm ki zaten birçoğumuz okumuşuzdur. Nasıl da bir eseri bir kaç yorumcudan dinlediğini ve aralarındaki farkları görerek kendi yorumunu ortaya çıkardığını hepimiz okumuşuzdur. Dinlemek ve çalmadan önce dinlediğini yorumlamak da bence çok önemli birşeydir. Belki de perde arkasında duran ama es geçilmeyesek bir olay da budur. Son olarak şunu söylemek isterim ki keman eğitimi gerçekten bir duvardır ve gerçekten bu duvarın herhangi bir tuğlası yanlış yerleştirildiğinde gerçekten bisonraki tuğlayı koymak daha da zorlaşmaktadır. Bizim en büyük eksikliklerimiz de bunlardan meydana gelir bence...(keman eğitimcileri olarak)

Herkese slmlar..ii çalışmalar...

Cevapla