Her sene yaz gelende, stresten gerilir körpecik bedenler...Kendisini, "hiçlik" konumuna kadar sürükler, karamsar düşünceleri gençlerimizin. Oysa yeteneklidir, yetkindir, bilgilidir aslında...Onu tek düşündüren yetenek sınavlarının, bugüne kadar seyretmiş olduğu seyirdir. Duymuştur başına gelenleri arkadaşlarının. Nice yeteneklilerin akıl mafsal almayacak şekilde elenmesini dinlemiştir. Felanca okulun 57. yedeğinin girebildiğini, diğer bir okulun 2. yedeğinin bile giremediğini, meşhur bir okulun ilk sınavında bir-iki ses (na) ile eleme yapıp ikinci sınavında İstiklal marşı ile nihayete erdirdiğini, Lisedeki Okul birincisi arkadaşının birinci sınavı bile kazanamayıp, sınıfının en silik öğrencisinin 3. olarak kazandığını gözlemlerlemiştir...
Sırf kazanabilmek, her hangi bir okula girebilmek için mümkün olduğunca çok okula müracaat eder, maddi ve manevi limitini sonuna kadar zorlar Memedim, Ayşem, Filizim, Canım...daha ne canlar küt küt atar durur...Yollar, yollar...Ver elini Balıkesir, oradan Burdur, Antalya, Erzurum, Bolu...Her köşe ayrı masraf! Kalacak bir yer bul, Önkayıt ücretini denkleştir, Otobüslemi gitsek uçaklamı? Afyon'dan Erzurum'a yetişebilirmiyim? Yolluksuz kalırsam kimden borç isterim? Üniversitenin benimle ilgilenecek bir birimi varmı acaba? acaba?
Neden yetenek sınavı ile öğrenci alan kurumlarda bu işkenceler normal karşılanır? Kimse bilmez. Sanki binlerce yıldır süre gelen bir gelenek gibi, töre gibi...Eskiden bir tane Gazi Eğitim Enstütüsü varmış. İnsanlar Ankaraya gider girermiş sınavına; Bitti!...ÖSYM'nin sınavı da böyle değilmi? Öğrenciler aldıkları puana göre, tercihlerini gerçekleştiriyorlar. Kazandıklarını bildikleri yere "bir" kez gidiyorlar. Bir kez önkayıt parası veriyorlar. Bir kez sınav stresi yaşıyorlar. Kafaları daha berrak daha duru...Ne güzel!
Peki neden biz bu sınavı "bir" kez yapmıyoruz?
Farklı merkezlerde aynı gün ve tarihte.
Ankarada ki büyük komisyonun hazırladığı sorular merkezlere gider, oradaki sınav komisyonları da sınavlarını yapar. Bu komisyonlarda Ankaradan bir gözlemci olur. Bu kadar!...
Yapılacak tek şey bu değil tabi...Her Üniversitenin öğrenci alacağı "taban puan" hesaplanır. Her sene Üniversitelerin taban puanları diğer bölüm ve fakültelerin de olduğu gibi Müzik bölümününki de değişebilir. Adaylar her sene kendilerine verilecek klavuzla bu taban puanları takip eder. Sınav sonrası, puanı eline gelince Okul tercihlerini yapar.
Örneğin adayımız 300 tam puan üzerinden 220 almış olsun(Tabi bu puan Orta öğretim+diploma+ÖSS'de dahildir)
Klavuz kitapta da tercih ettiği okullar olan Gazi'nin 270, Bolu'nun 220, Tokat'ın 200, Erzurum'un 190, Marmara'nın da 280 olduğunu görüyor.
Bu durumda aday ,tabi ki aklıcı bir yaklaşımla tercihini; Bolu-Erzurum-Tokat Okulları arasında yapacaktır.
Böylece;
Aday "bir" kez sınav stresi yaşayacaktır.
Aday "bir" kez yola gidecektir.
Aday " bir" kez önkayıt parası ödeyecektir.
Aday "bir" kez kazanamayacaktır.
Aday "bir" kez üzülecektir.
Aday "bir" kez etrafındaki sevdiklerini üzecektir.
Aday "bir" kez daha denemek isteyecekken(seneye), kafası daha net ve rahat olacaktır.
Aday "bir" insandır!
Aday"bir" meta daÄŸildir!...
